** Ekonomist Mahfi Eğilmez, yanlış para ve maliye politikalarının yanı sıra düşük faiz uygulamalarının enflasyonu artırdığını belirterek, enflasyonun kalıcı olarak düşmesi için güven ve yapısal reformların şart olduğunu vurguladı. Eğilmez, CNBC-e’de yayınlanan “4’te Ekonomi” programında ekonomideki son gelişmeleri değerlendirdi.
Eğilmez, enflasyonun yükselmesinde etkili olan temel hatalara dikkat çekti ve şunları ifade etti: “Enflasyonu artıran en kritik faktörlerden biri yanlış para politikalarıdır. Talep enflasyonunun görüldüğü dönemlerde para arzını artırmamak son derece önemlidir. Aksi takdirde, para arzındaki artış, talebi daha da artırarak enflasyonu tetikler. Bu dönemlerde faiz oranlarının doğru bir şekilde belirlenmesi kritik bir rol oynar. Negatif reel faiz uygulamaları da talep enflasyonunu güçlendirir.”
Ayrıca Eğilmez, maliye politikalarının da yanlış dizayn edilmesinin enflasyonu artırabileceğini belirtti. “Vergilerin düşük tutulması veya vergisiz kazanç fırsatlarının yaratılması, harcamaları artırır ve bu durum enflasyonu yükseltir. Kamu harcamalarında israf yapılmaması da önemlidir,” dedi. Eğilmez, çelişkili ekonomi politikalarının da enflasyonu artırabileceğini vurgulayarak, “Normal koşullarda enflasyon yükseldiğinde faiz artırımı ile bu artışın önüne geçilmesi gereklidir. Faiz tek başına yeterli olmasa da önemli bir araçtır. Enflasyonun yüksek olduğu bir dönemde faiz indirimi, enflasyonu daha da hızlandırır. Bu durumu Eylül 2021’de yaşadık; o dönemde enflasyon artarken faiz indirildi ve sonuç olarak enflasyon ciddi bir şekilde yükseldi.”
Ayrıca, beklentilerin yönetilememesinin önemli bir sorun olduğunu ifade eden Eğilmez, “İnsanların geleceğe dair olumsuz beklentileri varsa, bu durumu düzeltecek adımlar atılmalıdır. Ekonominin düzeleceğine dair güven oluştuğunda, beklentiler iyileşir ve enflasyon düşer. Bu durumu 2001 krizi sonrasında yaşadık; Türkiye bazı yapısal reformlar gerçekleştirdiğinde, beklentiler düzeldi ve enflasyon geriledi,” şeklinde konuştu.
Eğilmez, varlık barışı konusuna da değinerek, Meclis’e sunulan 15 maddelik yatırım teşvik paketine yönelik eleştirilerde bulundu. “Torba yasaya karşıyım. Her konunun ayrı bir yasa ile düzenlenmesi gerekir. Varlık barışı genellikle yeni iktidar dönemlerinde gündeme gelir ancak son 22 yılda 8 kez varlık barışı uygulandı. Bu durum kayıt dışılığı teşvik ediyor ve insanlar ‘nasıl olsa yeniden varlık barışı çıkar’ düşüncesiyle vergi ödemeden faaliyetlerini sürdürebiliyor,” dedi.