Ermenistan Seçimleri: Adaylar ve Türkiye ile İlişkiler Üzerindeki Olası Etkiler

Ermenistan Seçimleri: Adaylar ve Türkiye ile İlişkiler Üzerindeki Olası Etkiler

Ermenistan, 7 Haziran Pazar günü, yeni parlamento üyelerini seçmek için sandık başına gitmeye hazırlanıyor. Bu seçim, Başbakan Nikol Paşinyan’ın 2018 yılında iktidara gelmesinden bu yana gerçekleştirilen üçüncü seçim olma özelliğini taşıyor. Seçimlerde 17 siyasi parti ve iki ittifak yarışacak. Anketlerde önde giden isim Başbakan Paşinyan ve onun liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi. 7 Haziran’daki bu seçim, Ermenistan’ın Rusya’dan uzaklaşarak Batı ile daha yakın ilişkiler kurma çabasının önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, Paşinyan’ın yerine başka birinin seçilmesinin, Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşme süreçlerini etkileyebileceğini belirtiyor. Paşinyan, Avrupa ile entegrasyonu savunurken, aynı zamanda Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilerin geliştirilmesini de destekliyor. Ancak muhalefet partilerinin iktidara gelmesi durumunda mevcut dış politika yaklaşımında köklü bir değişiklik beklenmediği belirtiliyor.

Seçimlerdeki adaylar arasında Paşinyan’ın yanı sıra 2018 devriminden sonra iktidarı kaybeden eski siyasetçiler ve Rusya yanlısı iş insanları da bulunuyor. Paşinyan’a en büyük rakiplerden biri, Rus-Ermeni milyarder Samvel Karapetyan. “Güçlü Ermenistan” ittifakının lideri olan Karapetyan, birkaç suçlamayla yargılanıyor. Kendisi ve ittifakının bazı üyeleri, seçimlerdeki usulsüzlük iddialarıyla karşı karşıya. Karapetyan, bu suçlamaların siyasi motivasyonlu olduğunu savunuyor ve ev hapsinde tutuluyor. Ayrıca, Karapetyan’ın seçim sonrası Türkiye-Ermenistan sınırının açılacağını iddia ettiği belirtiliyor.

Diğer bir öne çıkan aday ise eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan. Koçaryan, Taşnaksutyun ve İleri Partisi’nin oluşturduğu “Hayastan” ittifakının liderliğini yürütüyor. Bu ittifak, mevcut hükümetin Azerbaycan’a yönelik politikalarını “taviz zinciri” olarak tanımlayarak bu yaklaşıma son verme sözü veriyor. Koçaryan, seçim kampanyasında “Birlikte Başarabiliriz” sloganını kullanıyor ve Rusya ile ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Seçimlerde iddialı olan bir başka parti ise “Müreffeh Ermenistan”. Parti lideri Gagik Tsarukyan, parlamentoya liderlik etmesine rağmen başbakanlık için aday olmadığını ifade ediyor. Tsarukyan, partisi için dört potansiyel aday belirlediklerini ve yeterli oy almaları durumunda bu adayları açıklayacaklarını aktarıyor. Tsarukyan’ın partisi, Azerbaycan ile barışı önceliklendiren bir seçim platformu sunuyor ve dengeli dış politika, ekonomik büyüme gibi konulara da önem veriyor.

Güney Kafkasya ve Türkiye-Ermenistan ilişkileri üzerine uzmanlaşan bağımsız araştırmacı Nareg Seferian, seçimlerin ardından muhalefetin dış politikada radikal değişiklik yapma ihtimalinin düşük olduğunu ifade ediyor. Seferian, “Tüm partiler aslında dengeli bir dış ilişki pozisyonu benimsiyor, ancak Paşinyan ve ekibinin Moskova’nın etkisinden uzaklaşıp Brüksel ve Washington’a yaklaşmaya çalıştığı görülüyor” diyor. Seferian, Erivan’ın zayıf bir konumda olduğunu ve bu durumun dış politika üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor.

Author: Murat Arslan