Türkiye’de tarım sektörü, 2026 yılı nisan ayında yaşanan artan yağışlarla birlikte olumlu bir dönem geçirmeye başladı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan verilere göre, nisan ayında ülke genelinde ortalama 86,5 milimetre yağış kaydedildi. Bu rakam, nisan ayı için beklenen 57,5 milimetrelik normun oldukça üzerinde, geçen yıl ise 72,7 milimetre olarak ölçülmüştü. Yağışlar, geçen yıla göre yüzde 19 ve normal seviyeye göre de yüzde 50 artış gösterdi.
2026 su yılı boyunca (1 Ekim 2025 – 30 Nisan 2026) toplam yağış miktarı, hem normalin hem de geçen yılın üzerine çıkarak, son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Türkiye genelinde bu dönemde ortalama 555,3 milimetre yağış ölçülürken, bu, normalin yüzde 29 ve geçen yılın yüzde 72 üzerinde bir değer oluşturdu.
Sıcaklıkların mevsim normallerine yakın seyretmesi, tarımsal üretimi olumsuz etkilemedi. Aşırı sıcaklık dalgalanmalarının yaşanmaması, bitki gelişimi için elverişli bir ortam sağladı. Yağışlardaki belirgin artış, su kaynaklarını ve toprak nemini olumlu yönde etkilerken, kuraklık riski büyük ölçüde azalmış durumda. Ancak bazı bölgelerde aşırı yağışların etkisiyle su birikintileri, sel ve hastalık gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor.
Bölgesel değerlere bakıldığında, Marmara Bölgesi’nde yiyecek üretimi sağlıklı bir şekilde devam ediyor ve kuraklık riski bulunmuyor. Ege Bölgesi’nde ise yağışlar yeterli seviyelerde, ancak bazı alanlarda su fazlalığı nedeniyle kısmi verim kaybı riski mevcut. Akdeniz Bölgesi’nde yiyecek gelişimi olumlu bir şekilde ilerliyor ve kuraklık riski söz konusu değil. İç Anadolu Bölgesi’nde bitki gelişimi dengeli bir şekilde sürüyor ve verim potansiyeli yüksek bir üretim süreci yaşanıyor.
Karadeniz Bölgesi’nde fındık ve çay gibi ürünler aktif dönemde, hastalıklara karşı önlemler alınıyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nde kar örtüsü bitki büyümesini yavaşlatıyor ancak bu durum, koruyucu etkisiyle olumlu bir durum yaratıyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise aşırı yağış nedeniyle bazı bölgelerde su birikmesi, mantari hastalıklar ve besin eksiklikleri gibi sorunlar yaşanmakta; burada temel riskin kuraklık değil, fazla suya bağlı problemler olduğu görülüyor.
Türkiye genelinde su yılı verilerine göre, son yılların en yüksek yağış seviyelerine ulaşıldı. Bu durum, nemli ve verimli bir dönemi işaret ederken, barajlardaki doluluk oranı da yüzde 72,8’e yükseldi. Böylece, tarımsal üretim açısından Türkiye genelinde olumlu, dengeli ve yüksek verim potansiyeli barındıran bir dönem yaşanıyor.