Yunus Emre Enstitüsü, son dönemdeki tartışmalı ihaleleri ve naylon faturaları ile gündeme gelmesinin ardından bu kez Arjantin’deki etkinliği ile dikkat çekti. Türk dilini ve kültürünü tanıtmak amacıyla faaliyet gösteren bu kamu vakfına bağlı enstitü, Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te Türk Mutfağı Haftası düzenledi. Üç gün süren etkinlikte, Türkiye’den gelen ünlü şefler tarafından hazırlanan geleneksel Türk yemekleri katılımcılara sunuldu.
Etkinlikte, hünkar beğendi, vişneli yaprak sarması, baklava, peynir helvası ve reyhan şerbeti gibi lezzetli yemekler öne çıktı. Arjantinli şefler, gazeteciler ve Arjantin Gastronomi Enstitüsü öğrencileri de bu eşsiz deneyime katılarak Türk mutfağının zenginliğini keşfetme fırsatı buldu.
Ancak Yunus Emre Enstitüsü hakkındaki olumsuz haberler de gündemde. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iki ayrı iddianame, enstitüyü yolsuzlukla suçlamaktadır. İddianamelerde yer alan suçlamalar arasında, naylon faturalarla 630 milyon lira üzerindeki usulsüzlükler dikkat çekiyor. Bu davada, 23 sanık hakkında toplamda 7 yıl hapis cezası talep ediliyor.
Eski Başkan Şeref Ateş ve oğlu Enes Ateş de suçlamalar arasında yer alıyor. İkisi de “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “güveni kötüye kullanma” gibi suçlarla itham ediliyor. Ayrıca, CHP’li Deniz Yavuzyılmaz, vakıfla ilgili olarak geçen yıl 61 şaibeli ihale yapıldığını kanıtlarıyla kamuoyuna sunmuştu.
Yunus Emre Vakfı’ndaki yolsuzlukları haberleştiren tutuklu gazeteci İsmail Arı, bu sürecin mağdurlarından biri oldu. Arı, Silivri Cezaevi’nde eski Başkan Şeref Ateş ile aynı koğuşta bulunuyor. Başkan Ateş, görevden alındıktan sonra yurtdışına kaçtı, ancak iddianamenin ardından yurda dönerek teslim oldu. Bu olaylar, Türk mutfağının tanıtıldığı etkinliğin gölgesinde kalırken, enstitünün geleceği hakkında soru işaretleri oluşturmaya devam ediyor.