Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Washington ziyareti sırasında, Türkiye’nin Rus petrolü ithalatı önemli bir tartışma konusu oldu. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın “Rusya’dan alımı kesin” talebinin ardından Türkiye, Rus petrolü ithalatında son yılların en düşük seviyesine geriledi. Karadeniz limanlarına ucuza gelen Rus petrolü sevkiyatları, son bir buçuk yılın en alt seviyesine düştü.
LSEG ve Kpler verilerine göre, Akdeniz’de deniz yoluyla en fazla Rus petrolü ithal eden ülke olan Türkiye, dünya genelinde ise Hindistan ve Çin’in ardından üçüncü sırada yer alıyor. Kpler verileri, Türkiye’nin Ural Petrolü ithalatının bu ay günlük ortalama 161 bin varile gerileyeceğini gösteriyor. Bu rakam, Ocak ve Nisan ayları arasında görülen 189 bin varillik ortalamanın yanı sıra geçen yılın Mayıs ayındaki 302 bin varillik seviyenin de altında kalıyor. Körfez bölgesindeki arz kesintileri, küresel petrol fiyatlarını artırdığı bir dönemde Türkiye’nin bu düşüşü dikkat çekici kılıyor.
Fiyatların artmasıyla birlikte alımların azalması da gözlemleniyor. LSEG verileri, deniz yoluyla yapılan ithalatın en azından Ocak 2025’ten bu yana görülen en düşük seviyeye gerilediğini ortaya koyuyor. Türkiye’nin Rus petrolünü azaltmasının yalnızca siyasi bir nedeninin olmadığı, bu durumun Hürmüz Boğazı’ndaki kriz sonucu Ural petrolü fiyatlarının artmasıyla daha da derinleştiği belirtiliyor. İran savaşı sonrası, Ural petrolü Brent petrolüne göre Hindistan limanlarında varil başına 8 dolarlık bir primle işlem görüyor.
Diğer kaynaklar, nisan ve mayıs aylarındaki sevkiyat azalmasının, özellikle Hindistan gibi Asya ülkelerinde talebin yoğunluğundan kaynaklandığını ifade ediyor. Piyasa temsilcileri, piyasada zaten fazla ürün olmadığını dile getirerek, Türkiye’nin ithalatındaki bu daralmanın nedenleri üzerine değerlendirmelerde bulunuyor.