Brezilya, enerji alanında tarihi bir adım atarak okyanus derinliklerinde önemli bir petrol genişleme projesini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Ülkenin önde gelen enerji şirketlerinden Petrobras, “adil bir enerji geçişi” hedefinden bahsetse de, mevcut stratejisi Santos Havzası’ndaki dev tuz altı sahası Búzios’u genişletmeye yönelik. Şirket, P-79 isimli platformunu beklenenden önce devreye alarak Búzios’taki aktif platform sayısını 8’e çıkardı. Bu hamle, sahada günlük petrol üretim kapasitesini yaklaşık 1,33 milyon varile ulaştırdı.
Búzios sahası, denizde yüzen dev bir fabrika olan FPSO (Floating Production Storage and Offloading – Yüzer Üretim, Depolama ve Boşaltma) sistemleri ile çalışıyor. Bu sistemler, derin sularda ve kıyıdan uzak sahalarda petrol üretimi, depolama ve tanker gemilerine transfer işlemlerini gerçekleştiriyor. Búzios, Rio de Janeiro’nun 180 km açıklarında, 2.000 metreden daha derin sularda yer alıyor. 2010 yılında keşfedilen bu saha, rezervleri bakımından Brezilya’nın en büyük sahası olarak öne çıkıyor ve günlük üretim kapasitesi 1 milyon varili aşmış durumda. Günde 180.000 varil petrol işleme ve 254 milyon metreküp gaz sıkıştırma kapasitesine sahip olan Búzios, Rota 3 boru hattına bağlandığında yerel gaz arzında büyük bir katkı sağlayacak.
Petrobras’ın açıkladığı stratejik plan, 2027 yılına kadar Búzios sahasında 11 adet FPSO platformunun tamamlanmasını hedefliyor. Bu süreçte P-78, P-79, P-80, P-82 ve P-83 platformları sırayla devreye girecek. Özellikle P-80, P-82 ve P-83 platformları, her biri günlük 225.000 varil üretim kapasitesine sahip olacak. Petrobras’ın toplam 109 milyar dolarlık yatırım planı, bu dev projelerin ölçeğini gözler önüne seriyor.
Bu bütçenin 69,2 milyar doları doğrudan arama ve üretim projelerine ayrılmış durumda. Üretim bütçesinin %62’si tamamen tuz altı (pre-salt) alanlarına yönlendirilmiş. Petrobras Başkanı Magda Chambriard, bu yatırımın “Brezilya ile birlikte büyüme” hedefini desteklediğini belirterek, projeyi enerji güvenliği, istihdam, vergi gelirleri ve adil enerji geçişi ile ilişkilendirdi.
Petrobras yönetimi, ürettikleri petrolün hem fiyat hem de çevre açısından uluslararası pazarda rekabetçi olduğunu savunuyor. Şirketin verilerine göre, petrol ve doğalgaz projeleri varil başına 25 dolar gibi bir maliyetle başa baş noktasına ulaşıyor. Ayrıca, karbon yoğunluğu varil başına yaklaşık 15 kilogram CO2 eşdeğeriyle düşük bir seviyede. Ancak iklim aktivistleri, daha temiz üretimin de sonuçta üretim olduğunu ve bu petrolün küresel emisyonları artıracağını vurguluyor.
Bu arada Petrobras, enerji dönüşüm projelerine 13 milyar dolar ayırdığını duyurdu. Bu bütçe, biyoyakıtlar, sürdürülebilir havacılık yakıtı, biyometan ve yenilenebilir dizel gibi alanlarda yatırımlara odaklanacak. Ancak petrol, şu an için ana gelir kaynağı olmaya devam ederken, yeşil projeler yavaş bir şekilde büyümeye çalışıyor.
Brezilya’nın karşı karşıya olduğu en büyük zorluk ise zamanlama. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, küresel petrol talebinin 2030 yılı civarında günde yaklaşık 102 milyon varil seviyesinde sabitlenmesi ve sonrasında yavaş bir düşüş göstermesi bekleniyor. Açık deniz mega projeleri kısa vadeli yatırımlar değildir ve kendilerini amorti etmeleri on yıllar alabilir. Eğer küresel yeşil dönüşüm hızlanır ve petrol talebi beklenenden önce düşerse, bu durumda 109 milyar dolarlık yatırım risk altına girebilir.