“Böyle bir ekonomide siz sadece belli markaları boykot ettirirseniz ne olur? Bu markalar zarar etmiş olur sadece. Genel tüketimde bir düşüş olmaz. Bu da ekonominin bedel ödemesi anlamına gelmez, halkın bedel ödemesi anlamına gelir…
…Tüketimi belli günlerde sıfıra yaklaştırmak, iktidar açısından daha caydırıcı olacaktır. Amaç bu firmaları batırmak değilse, -çünkü battığı anda başka teşvikler alacaklar- mesele iktidara geri adım attırmaksa, genel tüketimi düşürmek çok daha doğru bir yol.”
İşte budur(!)
Buyurun bir iki örnek daha…
Olağanüstü başarılı, 50 yıllık Türk markasının sahibi, çok yakın bir arkadaşım, açmış telefonu bana danışıyor: “Abi, biz İnci Taneleri’ne reklam veriyoruz. Biliyorsun dizinin yayınlandığı kanalı boykot ediyorlar. Bizi de boykot ederler mi; reklamımızı çekelim mi?”
Korkmuş çocuk… Haksız değil…
“İnsan hakları ve demokrasi bir ülkenin kendi iç meselesi değildir.”
Yani, dışarıdan müdahale vaciptir. Bunun için davetiye göndermek münasiptir…
Yazıyı akademisyen Yılmaz’ın sözlerini tekrarlayarak bitirelim: “…Mesele iktidara geri adım attırmaksa, genel tüketimi düşürmek çok daha doğru bir yol.”
Dert anlaşılmıştır herhâlde…
Yerlikaya, Bayram öncesinde sosyal medya hesabından paylaştığı farkındalık kampanyasıyla da uyarmıştı: “Aşırı hızdan kaçınalım. Ortalama hızdaki %1’lik artış, ölümlü kaza riskini %4 artırıyor…”
Kampanya kapsamında iki de video hazırlanmış, “#BirKural1Ömür” ve “#YolunSonuBayramOlsun” hashtag’leriyle paylaşılmış…
En son söylenecek sözü baştan edelim; tebrik ederiz, son derece doğru hazırlanmış filmler…
Kampanya kapsamındaki ilk film daha teknik bir yaklaşım içerirken, ikincisinin geniş halk kesimlerine ulaşmayı hedeflediği de anlaşılıyor.
İkinci film, sokak röportajı benzeri bir sahneyle açılıyor. Muhabir, geçen yıl ülkemizdeki trafik kazalarında ayda ortalama 510 kişinin hayatını kaybettiği söyledikten sonra vatandaşa soruyor; “Kabul edilebilir sayı sizce kaç olmalı?”
Vatandaş da biraz düşündükten sonra “60 olabilir” diye cevaplayınca muhabir “60 kişi gelsin” anonsunu geçiyor ve köşeyi dönen genç-yaşlı, kadın-erkek 60 kişi beliriyor… İtiraf edelim ki; bir rakam olarak telaffuz edilmenin ötesinde, kanlı canlı 60 insanı karşımızda görmek bile bizi duygulandırmaya yetmişti…
Yetmişti ki vatandaşın ağzından bir cümle daha dökülüyor: “Ailem bunlar benim…” Evet, eşi, kızı, annesi ve başka akrabalarıyla, gerçekten de bütün aile bir araya getirilmişti…
Finalde, eşi ve kızına sarılırken aynı soru bir kez daha sorulur… Delikanlının cevabı nettir: “Sıfır… Kesinlikle sıfır…”
İletişimci şapkamızla ‘packshot’a dair itirazımızı da belirtmeden geçmeyelim… Film “Trafik kurallarına uyun, sevdiklerinizin geleceği sizin elinizde…” cümlesiyle sona eriyor…
Bu arada filmin, 2020 yılında farklı ülkelerde yayınlanmış bir kampanyanın (https://rb.gy/anazxv) uyarlaması olduğundan bahsediliyor… Gerekli izinler ve yasal süreçler yerine getirildikten sonra ne sakıncası olabilir anlamadık doğrusu…
Son olarak, dokuz günlük bayram tatilinin dönüşünde yollar elbette ki kalabalıklaşacak… Bu kampanyaya kulak asılması ve kurallara uyulması trafikteki herkesin canını koruyacaktır… Yolun sonu da bayram olsun…